köşemiz

Menopozun Keşfi: Kadın Yaşam Döngüsünün Yeni Pazarı

Menopoz, kadın yaşam döngüsünün doğal bir evresi. Ancak bugün bize doğal bir süreç olarak değil, yönetilmesi gereken bir kriz olarak sunuluyor.

Peki gerçekten menopoz mu değişti — yoksa onu konuşma biçimimiz mi?

Bugün menopoz; hormon destekleri, takviyeler, gençlik vadeden kürler ve wellness programları eşliğinde küresel bir endüstriye dönüştürülmüş durumda. Kadınların yaşam deneyimi, sermaye için yeni bir yatırım alanı haline getiriliyor.

Bu bir tesadüf değil. Bu bir sistem.

Menopoz Neden Bu Kadar Geç “Keşfedildi”?

Kadın sağlığı tarih boyunca erkek bedenini norm kabul eden bir tıbbi paradigma içinde değerlendirilmiştir. Thomas Laqueur’in ortaya koyduğu gibi modern tıp uzun süre erkek bedenini standart kabul etmiş, kadın bedeni ise “sapma” olarak konumlandırılmıştır.

Adet, hamilelik, doğum ve menopoz gibi süreçler doğal fizyolojik geçişler olmaktan ziyade “riskli durumlar” olarak çerçevelenmiştir.

Menopozun sessiz kalmasının temel nedeni biyolojik değil, toplumsaldır. Patriyarkal sistem, kadın bedenine verdiği değeri doğurganlıkla sınırlandırır. Kadın “üreten” olduğu sürece görünürdür; üretim sona erdiğinde görünmezleşir.

Bu sessizlik biyolojik değil, toplumsal bir sessizliktir.

Kadın Yaşlanmasının Tabulaştırılması

Patriyarka kadınlara gençliği bir zorunluluk olarak dayatır. Erkek yaşlanması “olgunluk” ile ilişkilendirilirken, kadın yaşlanması çoğu zaman çekicilik kaybı üzerinden temsil edilir.

Simone de Beauvoir’ın analiz ettiği gibi kadınlık tarihsel olarak biyolojiye indirgenmiştir. Kadın kimliği üreme kapasitesine bağlandığında, menopoz ideolojik bir “değer kaybı” olarak sunulur.

Menopoz dönemindeki kadınlara yöneltilen “erkekleştin” söylemi bunun açık bir göstergesidir. Kadın kimliği üreme kapasitesine bağlandığında, menopoz ideolojik bir “değer kaybı” olarak sunulur.

Bu söylem, sembolik bir şiddet biçimidir.

Oysa menopoz bir kayıp değil, yaşamın doğal bir evresidir.

 Medikalleştirme: Menopozun “Hastalık” Olarak Kurulması

Feminist sağlık araştırmaları, kadın bedeninin sistematik biçimde patolojikleştirildiğini gösterir. Barbara Ehrenreich ve Deirdre English kadın sağlığının tarihsel olarak nasıl tıbbileştirildiğini ortaya koymuştur.

Yirminci yüzyılın ortalarında Robert A. Wilson, menopozu “östrojen eksikliği hastalığı” olarak tanımlayan bir söylem geliştirdi ve bunu Feminine Forever kitabıyla yaygınlaştırdı. Bu yaklaşım, menopozu doğal bir yaşam evresi olmaktan çıkarıp hormonal bir “yetersizlik” olarak kurdu.

Bugün ise mesele yalnızca tedavi değil; “optimizasyon”.

Biyomedikalizasyon ve Performans Mantığı

Peter Conrad medikalleştirmeyi, insani durumların tıbbi terimlerle tanımlanması olarak açıklar. Ancak günümüzde süreç daha ileri bir aşamaya evrilmiştir: biyomedikalizasyon.

Menopoz artık yalnızca semptomların giderilmesi değil;

  • Bedenin optimize edilmesi
  • Gençliğin korunması
  • Performansın sürdürülmesi

ile ilişkilendirilmektedir.

Kadın bedeni böylece sürekli izlenmesi ve geliştirilmesi gereken bir projeye dönüşür.

Kapitalizmin Yeni Keşfi: Menopoz Pazarı

Kapitalizm kadın yaşam döngüsünün her evresini ekonomik fırsata dönüştürür:

  • Regl dönemi → hijyen endüstrisi
  • Hamilelik → sağlık ve tüketim pazarı
  • Annelik → bakım sektörü
  • Yaşlanma → anti-aging endüstrisi
  • Menopoz → wellness ve hormon pazarı

Uzun süre ihmal edilmiş bu alan, şimdi “keşfedilmiş” bir müşteri kitlesi olarak görülmektedir.

Görünürlük her zaman güçlenme anlamına gelmez. Bazen yalnızca yeni bir pazarın inşasıdır.

Kadın Kaygısının Satılması

Eva Illouz, kapitalizmin yalnızca ürün değil, duygu sattığını söyler. Özellikle kadınlara yönelik pazarlama stratejilerinin temelinde kaygı vardır.

Mesaj nettir:

  • “Bedenin bozuluyor.”
  • “Kontrolü kaybediyorsun.”
  • “Gençliğini kaybediyorsun.”

Önce kaygı yaratılır, sonra çözüm satılır.
Doğal bir geçiş kriz haline getirilir.

Feminist Bir Çıkış: Menopozu Geri Almak

1971’de yayımlanan Our Bodies, Ourselves kitabını yazan Our Bodies, Ourselves Collective kadınların beden bilgisine erişimini ve sağlık kararlarında özerkliğini savundu.

Bugün feminist hekimler ve araştırmacılar menopozun metalaştırılmasına karşı bilimsel ve politik bir duruş geliştirmektedir.

Menopoz hakkında konuşmak önemlidir.
Ancak nasıl konuşulduğu daha da önemlidir.

Menopozu:

  • hastalık
  • eksiklik
  • çöküş olarak değil;
  • yaşam evresi
  • dönüşüm
  • kolektif deneyim
  • hak meselesi olarak konuşmak gerekir.

Menopoz bir hastalık değildir.
Menopoz bir pazar değildir.
Kadın yaşamı sermaye değildir.

Menopozun artan görünürlüğü tek başına bir ilerleme değildir.
Önemli olan bu görünürlüğün hangi söylem içinde kurulduğudur.

Eğer menopoz kriz ve eksiklik olarak sunuluyorsa, bu kadın kaygısının ticarileştirilmesine hizmet eder.

Sorun beden değil, sistemdir.

Kaynakça

  • Beauvoir, S. de (1949/2019). İkinci Cinsiyet.
  • Calasanti, T., & Slevin, K. (2001). Gender, Social Inequalities, and Aging.
  • Clarke, A. et al. (2003). Biomedicalization.
  • Conrad, P. (2007). The Medicalization of Society.
  • Ehrenreich, B., & English, D. (1973). Witches, Midwives, and Nurses.
  • Illouz, E. (2007). Consuming the Romantic Utopia.
  • Laqueur, T. (1990). Making Sex.
  • Our Bodies, Ourselves Collective (1971).
  • Wilson, R. (1966). Feminine Forever.